15 Ocak 2009 Perşembe, 22:05 tarihinde Emel Turkmayali i
Kimlikli bebekler...
Okul müdiremiz geldi. bu semineri bize haber verdi.. biriniz katılsın dedi.. Bilgi aşığı olan benim gözlerimde ışıklar çıktı. Ö sağ olsun beni önerdi R de destekledi. benim gitmem konusunda ortak karar alındı o anda içim kıpır, kıpır, gözlerim fıldır, fıldır.
okuyunca elimdeki gelen yazıyı birde ne göreyim.....
üniversitedeki Ebru Hoca.. veriyor semineri..
Ö hemen kendisine yakışan kibarlık ve duygusallıkla " bence çiçek yaptır öyle git" dedi..
neyse. 10 Mayıs cumartesi sat 09.30 ile 16 30 arası... seminer.. Uzun zamandır görüşmediğim tayfayı da toplasam diye düşünüp, B,M,B ye haber verdim ok dediler 16 30dan sonra birer kahve içmeyi.
ve cuma günü saat 7 ye kuruldu. Deniz otobüsü seferlerinden en uygun saat hangisi? 08.20 uygundur. Karar verilir. Erkenden yatıldı.
7de kalktım. Hemen giyindim. Annem hemen bir şeyler ye dedi. Giderim deniz otobüsü beklerken yerimde dedim.
Hızlı bir şekilde Bakırköy’e deniz otobüslerine gittim.
İnanmıyorum ilk deniz otobüsü 09:20 !!!!
1 saat 15 dakika beklemem gerek.
Hemen çay bahçesine geçip bir tost alıyorum.
Sıkıldım. Tost hemen bitti. Hemen bir hürriyet gazetesi alayım diyorum. Gazete bayi çok yakında alıyorum bu sefer. Gazetelerin içini açmak istemiyorum. İlaveler dâhil sadece ön sayfayı okumak istiyorum. Takıntılıyım ya kıvırmayacağım. Bekliyorum. Deniz otobüsü beklerken bayanların yanına oturmanın tehlikeli olacağını bilmezdim. Yanımdaki kadın “gazeteye bakabilir miyim” diyor. Ben bilgisayar fiyatlarına bakarken oyalansın diye “evet” diyorum. Gazetem darmadağınık. İçim gidiyor. Gelsin şu deniz otobüsü gazetemi alayım çıkayım bu ortamdan..
Deniz otobüs geldi. Bindim. Hala uykum var. “Güzel şeyler düşün emel her şey güzel olacak” diyorum. Ama ben kendime inanmıyorum niyeyse. Her ne kadar bu aralar kendim için en güvenilir olan bensem de
Bir şekilde amacım Ziverbey caddesine Akbank’ın üstündeki adı “derin danışmanlık” olan binayı bulmak.
Buldum elimle koymuş gibi. Ama hava çok soğuk umarım içerisi sıcaktır ve çay saati vardır ve ben çay kısmını kaçırmamışımdır.
Derin danışmanlık zilde hemen gözüme çarpıyor.
Çalıyorum. Çalıyorum. Çalıyorum
Açan yok. Anlamıyorum
Hemen binanın alt tarafındaki zücaciye dükkânına giriyorum bilgi almak için haberimiz yok diyorlar apartman görevlisine sorun. Nasıl aklıma gelmedi apartman görevlisinin zilini çalmak.
Çalıyorum kapı açılıyor. İçeri giriyorum. Çok eski bir bina.
Tanrım ne işim var urda cümlesini kurabileceğim yerlerden birisi şuan. Burası.
Yukarı çıkıyorum apartman görevlisi kapıyı açmış. “Bana yukarıda neler oluyor” diye soruyor. “Bende bunu öğrenmek için geldim” diyerek yoluma devam ediyorum
Evet, kapıda derin danışmanlı yazıyor. Kapıyı çalıyorum. Kapıyı çalıyorum. Kapıyı çalıyorum.
Açan yok delireceğim. Elimdeki kâğıttan telefon numarasına bakıyorum. Arıyorum. Açan yok.
Okulu arıyorum durumu E. Ye anlatıyorum. Ve binadan çıkıyorum. Ve B yi arıyorum mahsur kaldım beni buradan karta nidasıyla sanki hemen geliyorum diyor. Bende gidiyorum. Bolulu hasan ustada çay içeyim” diyorum. Çok üşüyorum. Eldivenimi çamaşır makinesine atacak zamanı bulmuşum. Bolulu hasan ustada oturuyorum
“Çay” diyorum kadın “ yok” diyor. Neden bütün işler ters gidiyor. Olumsuzlukları neden çekiyorum hemen karşıda baklavacı börekçi görüyorum. “Kahvaltı vardır” yazıyor. Hemen karış kaldırıma geçiyorum. Börek ve çay içiyorum ikinci Çay’ımı içiyorum. Sonra B geliyor beni kurtarıyor. Canım dostum B iyi ki varsın. Ne iyi geldin o gün.
Ve o günden beri hiçbir şey iyi gitmiyor
Okul müdiremiz geldi. bu semineri bize haber verdi.. biriniz katılsın dedi.. Bilgi aşığı olan benim gözlerimde ışıklar çıktı. Ö sağ olsun beni önerdi R de destekledi. benim gitmem konusunda ortak karar alındı o anda içim kıpır, kıpır, gözlerim fıldır, fıldır.
okuyunca elimdeki gelen yazıyı birde ne göreyim.....
üniversitedeki Ebru Hoca.. veriyor semineri..
Ö hemen kendisine yakışan kibarlık ve duygusallıkla " bence çiçek yaptır öyle git" dedi..
neyse. 10 Mayıs cumartesi sat 09.30 ile 16 30 arası... seminer.. Uzun zamandır görüşmediğim tayfayı da toplasam diye düşünüp, B,M,B ye haber verdim ok dediler 16 30dan sonra birer kahve içmeyi.
ve cuma günü saat 7 ye kuruldu. Deniz otobüsü seferlerinden en uygun saat hangisi? 08.20 uygundur. Karar verilir. Erkenden yatıldı.
7de kalktım. Hemen giyindim. Annem hemen bir şeyler ye dedi. Giderim deniz otobüsü beklerken yerimde dedim.
Hızlı bir şekilde Bakırköy’e deniz otobüslerine gittim.
İnanmıyorum ilk deniz otobüsü 09:20 !!!!
1 saat 15 dakika beklemem gerek.
Hemen çay bahçesine geçip bir tost alıyorum.
Sıkıldım. Tost hemen bitti. Hemen bir hürriyet gazetesi alayım diyorum. Gazete bayi çok yakında alıyorum bu sefer. Gazetelerin içini açmak istemiyorum. İlaveler dâhil sadece ön sayfayı okumak istiyorum. Takıntılıyım ya kıvırmayacağım. Bekliyorum. Deniz otobüsü beklerken bayanların yanına oturmanın tehlikeli olacağını bilmezdim. Yanımdaki kadın “gazeteye bakabilir miyim” diyor. Ben bilgisayar fiyatlarına bakarken oyalansın diye “evet” diyorum. Gazetem darmadağınık. İçim gidiyor. Gelsin şu deniz otobüsü gazetemi alayım çıkayım bu ortamdan..
Deniz otobüs geldi. Bindim. Hala uykum var. “Güzel şeyler düşün emel her şey güzel olacak” diyorum. Ama ben kendime inanmıyorum niyeyse. Her ne kadar bu aralar kendim için en güvenilir olan bensem de
Bir şekilde amacım Ziverbey caddesine Akbank’ın üstündeki adı “derin danışmanlık” olan binayı bulmak.
Buldum elimle koymuş gibi. Ama hava çok soğuk umarım içerisi sıcaktır ve çay saati vardır ve ben çay kısmını kaçırmamışımdır.
Derin danışmanlık zilde hemen gözüme çarpıyor.
Çalıyorum. Çalıyorum. Çalıyorum
Açan yok. Anlamıyorum
Hemen binanın alt tarafındaki zücaciye dükkânına giriyorum bilgi almak için haberimiz yok diyorlar apartman görevlisine sorun. Nasıl aklıma gelmedi apartman görevlisinin zilini çalmak.
Çalıyorum kapı açılıyor. İçeri giriyorum. Çok eski bir bina.
Tanrım ne işim var urda cümlesini kurabileceğim yerlerden birisi şuan. Burası.
Yukarı çıkıyorum apartman görevlisi kapıyı açmış. “Bana yukarıda neler oluyor” diye soruyor. “Bende bunu öğrenmek için geldim” diyerek yoluma devam ediyorum
Evet, kapıda derin danışmanlı yazıyor. Kapıyı çalıyorum. Kapıyı çalıyorum. Kapıyı çalıyorum.
Açan yok delireceğim. Elimdeki kâğıttan telefon numarasına bakıyorum. Arıyorum. Açan yok.
Okulu arıyorum durumu E. Ye anlatıyorum. Ve binadan çıkıyorum. Ve B yi arıyorum mahsur kaldım beni buradan karta nidasıyla sanki hemen geliyorum diyor. Bende gidiyorum. Bolulu hasan ustada çay içeyim” diyorum. Çok üşüyorum. Eldivenimi çamaşır makinesine atacak zamanı bulmuşum. Bolulu hasan ustada oturuyorum
“Çay” diyorum kadın “ yok” diyor. Neden bütün işler ters gidiyor. Olumsuzlukları neden çekiyorum hemen karşıda baklavacı börekçi görüyorum. “Kahvaltı vardır” yazıyor. Hemen karış kaldırıma geçiyorum. Börek ve çay içiyorum ikinci Çay’ımı içiyorum. Sonra B geliyor beni kurtarıyor. Canım dostum B iyi ki varsın. Ne iyi geldin o gün.
Ve o günden beri hiçbir şey iyi gitmiyor

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder