14 Ağustos 2010 Cumartesi

kaçış

Karanlıktı...
Evin tüm ışıklarını yaktım.
Hala karanlıktı.
Kocaman ampuller, sarı sarı
Gözümü kör edecek kadar...
Ama hala karanlık...
Televizyonu açtım.
Sesini açtım,
Yalnız olmadığımı kanıtlamak için
Nereden geldiği belli olmayan tıkırtılara...

Camı açıp bağırmak istedim hepiniz için

İsteyipte yapamadıklarımın canımı acıttığını fark ettim.

Hâlbuki Ben yalnız olmamayı çok özledim!

Sığınmak mı yoksa zafer mi bilmediğim...
Karanlıkta yalnız olmamak,
Kavranmak en nadide kumaşlar ile...
Dışardan gelen bağırtılar beni korkutuyor ama
İçimdeki sessizlikten oluşan yaratıklar kadar değil.

Özledim diyorum, haykırıyorum,
Kimse inanmıyor.
Özlemek?
Neyi, kimi?
Kendimden kaçarken tutulduklarımı?
Hep kendinden kaçan bir kadınım


Kendiyle kalmaktan korkmak bu olsa gerek.
Yanında kimse olmadığı anda
Kaçacak bir yerin olmadan.
Yemeğe, tlevizyona
Su gibi kahve i,çmeye,
Bir filme, ya da web sitelerine kaçmak
Düşünmekten kaçmak delicesine...
Uykusuzluktan geberirken uyuyakalmaktan korkmak,
Televizyon açık yatmak, sızmak...


Kendiyle kalmaktan korkmak bu olsa gerek.
Kendim bir şey söyleyecek diye ödüm kopuyor.
Ya geçmişimden bir parça atıverirse önüme? 
hala kacmakta oldugum
Sen kendini anlamıyor ve kendin seni anlamıyorken

Bir başkası neden anlasın ki?
Hâlbuki senin azıcık mutlu olmana neden olmak
Bni de mutlu bir kadın yapıyor
Sen beni merak etme. Buralarda olacağım.
Sen eğlenmene bak, rahat ol.
Ben iyiyim.


emel...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder