14 Ağustos 2010 Cumartesi

haziranda SEVMEK zor

Uzun zamandır O’nu görmemiştin ve uyandığına yine üzüldün… 
Kiminle kaç kadeh bitmişti saymadın… sessizce kaldırdın kadehlerini “Sensizliğe…!”diye...

Başını alıyorsun iki elinin arasına.. unutturmaya çabalayan gri bedenin yatağında…

Ellerine bakıyorsun… gittikçe bulaşıyor elerinden ruhuna Bensizlik !?...
Gülüyorsun… Çılgınca…! acı veren bir zevkle ve gözlerin dolarak…
Yataktakinin kim olduğu ve sayısı ne fark eder…
Sana bakıyor şaşkınca…


“Bak.!” diyorsun… “Bak Gör !.. Yok ediyorum O’nu…sneinle
Vücudunu saran eller hayranlıkla göstererek;
“Gidiyor benden… arınıyorum…” diyorsun öfkeli… sonra...;''

Daha da bulaştırıyorsun karanlığı bedenine…
Yaralıyor seni beni incitmek… 

ben üzüldükçe, acılarında yok oluşunu seviyorsun…
sana savunmasız gelişim ve koşulsuz sevişlerimi hatırlamak da yakıyor yüreğini….
yakacakta.. yanındakinin sayısı ve kim olduğunun önemi yok !!!! 
yakacak!

haziran 2004.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder