Herkese/heryere yabancı, kendine ada olduğun bir zamanda bile en azından bu durumunu anlayabilecek birisi - olabilirmiş gibi -, olsun istiyorsun. Sesine bir yankı... Tanıdık bir ses, uzunca zamandır duymadığın.
B..den duymuştum, doğru bir hayat var mıdır sanıyorsun, onu benim yanlışlarımdan çıkaramazsın... Güldüm, katıldım... Bilmezmiyim dedim. K'da koltuk çıkmıştı: bu hayatın doğrusu yoktur ki, yalanı yanlışı sorulsun.
Bir şehir ne ifade eder insana? Yabancıysan ona/insanlarına/sevdiklerine. Gitmek çözüm olur mu? Olabilir mi içinde ada'sı olana? Bir şehir: ortaçağ yalnızlığıyla başlayıp, iç bükey sancısında durakalan...
önce ada'sını bulmalı kişi, sonra gün gelir gidilir de.
çok mu dağınık oldu?
öyle kalsın ozaman, ne de olsa "sen kendi dağınık hikayensin!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder