4 Ekim 2010 Pazartesi

bencil gökkuşağıyım ben

Rengarenk bir gökkuşağıyım yağmurlardan sonra ortaya çıkan. Her parçam ayrı ayrı parlayan gözlerde, belki de siyah beyaz olmayan tek şeydim gökyüzümde.

Bir parçam mordu. Farklı olan kısmımdı bu dünyanın geri kalanından. Gökyüzünün aykırı rengiydim sanki. Bir tek ben varım bu gökyüzünde dercesine. Ve evet, bir tek ben vardım zaten o koskoca gökyüzünde.


Bir parçam lacivert; bulutlarla kapansa da rengini unutmayan bir gökyüzü gibi. Her zaman kendimim diyordu o parçam bana, ne kadar bulut geçse de önümden unutmam kendimi dercesine.


Başka bir parçamda maviydi. Göz yaşında da ben varım. Doğruydu da, her damlama karışmıştı gökyüzü tüm maviliğinle. Sen olmadan ne susuzluğum dinerdi, ne gözlerim eskisi gibi 


Ve başka bir parçamsa yeşil.  sevdiğim renk yeşil...  Yeşeren umutlarım da yeşil... mis gibi bahar kokan çimenler de. Çiçekler rengimin içinde büyüdükçe güzel kokardı sadece, yağmur yeşilimin üstüne yağınca güzeldi.


Bir parçam da sarıydı. Öyle parlak bir sarıydım ki, güneş kıskanırdı parlaklığımı. Zaten güneş bendim gökyüzünün, benim sayemde başlardı gün, benim sayemde gözükürdü gidilecek yol. Ben parlıyorum diye o gün parlardı gökyüzünde bir parıltı, ben doğunca  diye uyanırlar kabuslardan.


Ve bir parçam turuncu. Yeni doğan bir güneşin ihtişamı vardı üstümde. Şafak gibi, ufuktan yükselen umutları temsil ederim.


Son parçamsa kırmızı. Aşkın, sevginin rengi. Her parçamın yarattığı etkiyi iki katına çıkartan kısmımdı bu benim. Kalbimin rengi, damalarımda akan kanın rengi. aşkımın parlaklığında kaybolurdu tüm gökyüzü. Her parçam ayrı ayrı kıpkırmızı parlardı , 

Ve dedim ya; belki de siyah beyaz olmayan tek şeydim benim sonsuz gökyüzümde







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder