15 Ekim 2010 Cuma

güzelgeçengün

Ne garip bir gündü.
Tedirgin başlayan hatta sabah çalan saatin yanlış çaldığını umarak başladı. Ama ne yazık ki Cumartesi değildi.
Okulda sıcacık sarılmalar, kucaklaşmalar bekliyordu 6 yaşa ait kolların arasında.
Sonra dün ne yaptık sohbetinde, onların ne  çok anlatacak şeyleri vardı..Ve ne kadar heveslilerdi.
Serada sınıf bitkilerini sularken, dikiş nakış sonrası yeteneksiz olduğum bir diğer alanı daha keşfettim. diğer tüm sınıfların bitkileri ( roka maydonoz dere otu bilimum yeşiller) uzamış çoğalmış, sadece bizim sınıfın ki az ama öz bir biçimde sulamamızı bekliyordu.
Gün güzel geçti. 3g bir arada oldu ne güzel. Neyse...
Bir öğrencimin annesi geldi. Kızında birkaç hafta içinde yaşanan tüm olumlu gelişmeleri saydı ve bunlar sayenizde oldu dedi.teşekkür edip elimi öpmek istedi. Kendimi o an mucizeci gibi hissettim. Oysa onlarla gülmek oynamak zaman geçirmek, onları dinlemek anlamak yetişkin yerine koymak.. Bütün sorunları çözüyor. çocuklar konusunda kendimi sihirbaz gibi hissediyorum bu gibi durumlarda. kendimle bir kere daha gurur duydum..
Sinema saati sünger bob ve bolt.. Seviyorum kendini ajan sanan köpeği.( Bende kendimi ajan sanıyorum bazen. Belki o yüzden)
Ama akademik etkinlik çizelgesi hazırlamam gerektiği için izleyemedim, çocuklarımı yardımcımla bıraktım.
Ve gün biter psikoloğum emel, dilek ve ben yine düştük yollara yollara.. bulutsuzluk özlemi dinler gibi.. ama deniz seki çalıyordu arabada..
Ağlamalar.... Sızlamalar.ws.ws.ws ( Bu konudan bahsedesim yok )
Yürümeye başladım. Sonbahar yaprakları uçuken saçlarımda..
Dün o yaprakların yerinde yağmur damlaları vardı..
Sarı turuncu kahverengi yeşil.. yerler yapraklarla doluydu.. Su birikintilerinde minik tekneler misali yüzüyorlardı..
Umut doluyordu içim..
Gözyaşlarım bitmişti gökyüzündeki yağmurun bittiği gibi
Eve yaklaşırken canım dondurma çekti en karemalalısın dan en tatlısından hayırdır inşallah..
Markete uğramayı düşünürken;  bir ses
"Emel hocam"  dedi .. durdum. "beni tanıdınız mı 2001den yardımcınızdım .."
"Tanıdım" dedim.. "hala 2001 desiniz tabi ki"  dedi .( o bunu derken kim bilir hangi yılda kaç yıl önce birlikte çalıştık kafamda hesaplamaya çalışıyordum) "sizi bırakmazlar zaten.."(cümlesi hala devam ederken ben yılını bulamamıştım)
"Ya sen ne yaptın" dedim
"Öncelikle. zamanında çok utanıyordum ama şimdi bunu yüksek sesle söylemek istiyorum sizi çok seviyorum Emel hocam sayenizde ben de üniversite okudum ana sınıfı öğretmenliği yaptım. şimdi de mimar sinan güzel sanatları okuyorum"  dedi.
"Umarım ideallerinin en yüksek noktasını yaşarsın" dedim..
"Sayenizde ideallerim oldu onları yaşatıyorum" dedi..
"Kendine iyi bak" dedim
"Sizde hocam" dedi...
Ayrıldık.. Gülümseyrek yapraklaırn uçuşunu zamanın akışını yılların bana kattıklarını düşünerek eve geldim...
annemle kardeşimle sohbet  yemek.... ve
sanırım bugün güzel geçen bir gündü..
dondurma mı??
unuttum gitti...
e.t

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder